
Ne güzel bir heyecan ve mutluluktur, anneliğe adım atmak… Ancak bu heyecan zaman zaman yerini endişelere bırakabilir ve anne adaylarının zihinlerini birçok soru meşgul etmeye başlayabilir. Biz de anne adaylarını en çok endişelendiren soruları anne adaylarının diliyle Kadın Hastalıkları, Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı Op. Dr. Numan Bayazıt’a sorduk…
İkincisi, genellikle evinize dönmeden önce hastanede pedıyatrıst tarafından yapılacaktır. Birkaç haftalık olunca sağlık danışmanınız, incelemeyi yeniden tekrarlayabilir Nihayet kendi hekiminiz, sizi doğumdan sonra ilk gördüğünde veya 6 inci hafta kontrolünde, bebeği yeniden kontrol edecektir.
Tum bu incelemeler, özellikle aynı konular üzerinde odaklanmıştır yaygın, küçük problemler veya daha nadir görülen ciddi rahatsızlıklar. Ana fikir, gerekli adımı atabilmek için problemi yeterince erken teşhis etmektir. Bebeğinizin sağlığı hakkında endişe ediyorsanız, mutlaka vakit kaybetmeden doktorunuza başvurmalısınız.
Yorum
HAMİLE OLDUĞUMU YENİ ÖĞRENDİM AMA BİLMEDEN İLAÇ KULLANDIM, BİR ŞEY OLUR MU?

Bir teratojenin anomali yapma etkisi maruz kalındığı zamana ve doza bağlıdır. Kritik dönem organ yapımının gerçekleştiği zamandır. Organogenez denilen bu süreç döllenmeden sonraki 17 – 56. günler arasındır. Başka bir deyişle adet geçtikten 3 gün sonra başlayıp 8 hafta sürer. Bu dönemde maruz kalınan ilaç ve benzeri teratojenler organ anomalilerine neden olurken bundan once “ya hep ya hiç kuralı” geçerlidir. Yani teratojen gebeliği ya tamamı ile sonlandırır ya da hiçbir etki yapmaz.
İlaçlar etkilerine göre sınıflara ayrılmıştır. Organogenez döneminde şüpheli bir ilaç kullanıldığında genetik danışmanlık alınıp ona göre karar vermek gerekir İlaçların büyük bölümü zararsızdır.
Genelde kullanılan röntgen filmlerinde maruz kalınan radyasyon dozu da zararlı sınırın çok altındadır. İlk 3 ayda kabul edilebilir radyasyon miktarı A rad, anomaliye neden olabilecek radyasyon miktarı 25 rad. ilerleyen haftalarda ise 100 rad’dır. Bir göğüs filmi ile maruz kalınan radyasyon mrad, karnın bilgisayarlı tomografisinde 3,5 rad’dır. Manyetik rezonans MRI ise hiç zararlı ışın yaymaz.
Gebe olduğunun farkında olmadan alkol alınması sık rastladığımız bir olaydır. “Fetal alkol sendromu” adı verilen özgün bir tablo vardır. Bu çocukların kendine özgü bir yüz tipi vardır. Kalp ve sinir sisteminde ciddi anomaliler olabilir. Normal gelişimlerini sürdüremezler. Ayrıca çocuklardaki zeka geriliğinin en sık nedenidir. Daha çok fazla miktarda içki içen [günde 8 bardak veya fazla) kadınların çocuklarında görülmesine rağmen az miktarda alkol alındığında da rastlanmıştır. O nedenle güvenli bir alkol dozundan bahsedilemez. Gebe kadınlara hiç alkol almamaları önerilmelidir.
Yorum
HAMİLELİKTE YÜZÜMDE LEKELER OLUŞMAYA BAŞLADI, BU NORMAL Mİ?

Gebelikteki hormonal değişimler melanotropin artışına neden olur. Sonuçta yüzde, meme uçlarında, göbeğin orta hattında koyu renkte lekelenmeler olur. Genellikle 5. aydan sonra görülür.
Yüzde çok yoğun olduğunda gebelik maskesi adı verilir. Bebek veya anne sağlığını etkileyen bir durum değildir.
Çoğunluğu doğumdan sonra düzelir. Düzelmiyorsa bir çilt doktoruna başvurmak gerekir. Güneşe direk maruz kalmamak ve yüksek faktörlü koruyucu kuLlanmak lekelenmeyi azaltır.
Yorum
HAMİLELİĞİMDE HEMOROİD OLUŞTU, NEDEN?

Mekanik bir olaydır. Gebelikte bebek ve rahim büyüdükçe aşağıdan kırlı kanın dönüşünü sağlayan venöz damarlar üzerine baskı yapar. Kabızlık bu durumu daha kötü yapar. Sonuçta makat çevresindeki venöz damarlar şişerek hemoroid oluşturur. Kabızlığın önlenmesi gerekir. Ağrı ve kanama oluyorsa tedavi verilir.
Yorum
VÜCUDUMDA OLUŞAN ÇATLAKLAR VAR. NELER YAPABİLİRİM?

Bu çatlaklar gerginliğe bağlı olarak gelişir. Bazı kadınlarda hiç olmazken bazılarında çok kötü bir görünüm ortaya çıkar. Kardeşlerde ve aynı aile bireylerinde benzerlik göstermesi genetik özelliklerin rol aldığını düşündürüyor.
Yapılabilecek şeyler cildin esnekliğini korumaya çalışmaktır Bol sıvı alınması ve dengeli beslenme önemlidir. Özel olarak uretilen bazı kremler cilt altı kollejen dokuyu güçlendirerek faydalı olabilir. Nemlendiriciler ve bademyağı da esnekliği sağlayarak etki ederler.
Yorum
HAMİLELİĞİMDE BEBEĞİME ZARAR VEREN BESİNLER OLABİLİR Mİ?

Toxoplasma bebekte ciddi anomalilere neden olabilen bir parazittir. Türk toplumunun yaklaşık yarısı bu parazitle daha önce karşılasarak bağışık hale gelmiştir. Bağışık olmayanların gebelikte dikkatli olması gerekir.
Toxoplasma kedi kakasından toprağa, topraktan bitkilere, bitkilerden insana geçer Sebze ve meyvelerin iyi yıkanması bu zinciri kırar. Toprakla oynanırsa eller iyi yıkanmalıdır. Az pişmiş etle de bulaşabildiğinden etlerin iyi pişmiş olması gerekir. Gebelikte sucuk, salam, sosis ve sakatatları yememek gerekir.
Aynı zamanda konserve yiyecekler, tatlandırıcılar da tercih edilmemelidir. Balık, haftada 2 günden fazla yenilmemelidir, fazlası aşırı cıva alımına neden olabilir. Yüksek cıva içerdiğinden kılıç balığı ve çok İh uskumru ise hiç yenilmemelidir. Midye ve suşi yenilmemeli. Deniz ürünleri iyi pişirilmelidir. Çiğ yumurta ve pastörize olmamış sütlerden yapılan peynirler listeria, salmonella gibi zararlı mikropların geçişine neden olur. Mayonez de kullanılmamalıdır. Aşırı kafein bebekte gelişme geriliğine neden olur. Çay ve kahve günde birkaç fincandan fazla tüketilmemelidir.
Yorum
HAMİLELİĞİMDE DİŞLERİME ZARAR GELİR Mİ?

Hamilelikte dişeti sorunlarına sık rastlıyoruz. Hamilelik planlanıyorsa öncesinde bir diş hekimi muayenesi yapılmalı, ek olarak radyografik inceLeme de yapılarak olası çürükler ortadan kaldırılmalıdır. Enfeksiyon odaklan, sürmemiş yirmi yaş dişleri, kök ucunda sorun olan eski kanal tedavili dişler varsa belirlenip uygun tedaviler yapılmalıdır, Ağız hijyeni düzenlenmeli hamileliğin ilk aylarında sıklıkla gözlenen bulantıların ve beslenme bozukluklarının yaratacağı hasara karşı önlemler alınmalıdır.
Hamilelik oluştuktan sonra diş hekimi muayenesi yapılıyorsa diş taşı temizliği yapılması hamileliğin ilerleyen aylarında değişen hormonal dengelere bağlı olarak gelişebilecek gebelik gingivitisine (dişeti iltihabı] karşı alınabilecek bir önlemdir. Muayene sırasında çürük tespit edilmişse bunların tedavilerinin hamileliğin ilk 3 ayından sonra yapılması uygun olmakla birlikte diş ve diş etlerinde oluşabilecek enfeksiyonların bebeği diş tedavisinin olumsuzluklarından daha fazla etkileyeceği unutulmamalıdır. Diş hekimi ve jinekolog bu karan birlikte vermelidir.
Hamilelik süresince diş tedavilerinde gereken durumlarda kurşun önlük kullanılarak radyografik inceleme yapılabilir.
Antibiyotik kullanılması gereken durumlarda gebeliği takip eden doktoru bilgilendirilip uygun gruptaki bir ilaç seçilmelidir. Hamilelik sırasında kullanılan tetrasıklin grubu ilaçlar bebeğin dişlerinde gen dönüşümü mümkün olmayan hasarlar yaratabilmektedir.
Yorum
HAMİLEYİM VE VARİSİM OLDU, GEÇER Mİ?

Daha önce olmayıp hamilelikte gelişen varislerin %90-95′i geçer. Bu nedenle doğumdan sonra 2-3 ay beklemeden tedaviye başlanmaması gerekir. Varis gelişimini önlemek için uzun süre ayakta veya oturarak hareketsiz kalmamak gerekir. Yorucu günlerden sonra ayaklara soğuk su tutulması ve bir yastıkla yükseltilmesi iyi olur. Sıcak duş yapmaktan kaçınmalı, uzun yolculuklarda baldırları sık sık hareket ettirmelidirler. Gerektiğinde varis çorabı kullanılabilir.
Yorum
NELER ERKEN DOĞUMA NEDEN OLUR?

Erken doğumun nedenlerini 4 grupta sıralayabiliriz.
1 Rahmin gerginliğine bağlı olanlar: Çoğul gebelikler, polıhidroamniyoz, rahmin şekil bozuklukları.
2 Enfeksiyonlar: Vajina ve idrar yolu iltihapları
3 Kanamalar: Plasentanın önde olması veya erken ayrılması
4 Bebekte gelişim geriliği veya annenin aşırı stresi Günümüzde çoğul gebeliklerin artış gösterme sebebi tüp bebek uygulamalarında birden fazla embriyo transferi yapılmasıdır. Tüp bebek uygulamalarındaki yeni yönetmelikten sonra çoğul gebelik oranları düşecektir. Polıhidroamniyoz bebeğin suyunun aşın artışıdır. En çok gebeliğe bağlı şeker nedeni ile olur, bebeğe bağlı anomaliler de neden olabilir. Çift veya tek boynuzlu rahimler, rahim ıçı perde, miyomlar rahimle ilgili anormalliklerdir. Bunlardan bazıları gebe kalmadan önce düzeltilebilir. Vajinal ve üriner enfeksiyonlar da tedavi edilmelidir.
Yorum
HANGİ DOĞUM YÖNTEMİNİ TERCİH ETMELİYİM?

Bir yanda sancılardan çok korkan anne adayları diğer yanda da normal doğumu özellikle yaşamak isteyen bir grup var. İkinci gruptaki gebeler anne ile bebek arasındaki bağın normal doğumla daha kolay ve sıkı kurulduğunu düşünüp bu deneyimi yaşamak istiyorlar İlk gruptaki gebeler için epidural anestezi iyi bir seçenektir. Bir de geç yaşlarda gebe kalıp fazla sayıda doğum yapmayı planlamayan kadınlar sezaryeni lercih ediyorlar. Zor elde edilen gebeliklerde de [tüp bebek gibil sezaryenle doğum eğilimi vardır. Bu iki grup da hiçbir şeyi riske etmeden planlı doğumu tercih etmektedirler.
Sezaryen sonuçta bir operasyondur, batın içinde yapışıklıklar olursa bir başka batın operasyonu gerektiğinde sorun çıkartabilir. Belirli bir sayı olmamasına rağmen ikiden fazla doğum yapmayı planlayanların vajinal yolu özellikle tercih etmeleri gerekir. Bebek açısından düşünüldüğünde, yapılan çalışmalar Önemli bir fark olmadığını göstermektedir. Normal doğumda ters giden bir şey olduğunda sezaryen seçeneği her zaman el altındadır.
Yorum